Ben Hep Kendi Kararlarımı Kendim Verdim

Hayatımla ilgili ne zaman kesin sivri dönüşü olmayan bi karar vermeye kalkışsam ve bunu kendimle netleştirdiğimi sansam, yakınımda mutlaka biri adeta bu anı beklermişçesine atağa geçip karşı görüş bildiriyor. Örneklerle kendi hayatımın sağlamasını yapmaya karar verdim. Öyle fazla gerilere gitmeden hani şu hayatınızın dönüm noktası diye başlayan geyiklerden ilk gençlik kararımı sevgili aile bireylerime açıklamak için karşılarına dikildiklerimde rahmetli babam Beşiktaş maçı izliyor, yanında ki koltukta hayatının ve kendisinin özetini tek bi kelime ile ifade edebileceği faydasız abim uzanmış bir bütün ekmeğe yaptırdığı tostla ikibuçuk litrelik kolasını şişeden içiyor annemse az ötedeki koltukta dergi okuyordu. Hiç bir koşulda laf dolandıran bi insan olamadım ben o kimilerinin politik dediklerinden hani , dolandıranını anlatmak istediğini uzatanını fazla konuşanını da sevmem. Salona girdiğimde 16 yaşında idealist bir gençtim. Şaka şaka hiç idealim olmadı benim olduysa da maksimum idealim olarak kalma süresi iki gün falan oldu.
Ama bu kesinlikle benim ayarsızlığım, tutarsızlığım vs’den kaynaklanmıyor. Seninde gayet iyi bildiğin gibi hayat hain ben ne yapayım? Neyse 10 sene önce de kalmıştım.Ben öyle hayatımın kararını en yakınlarımla pat diye paylaştım. Ben Tiyatrocu olmaya karar verdim dedim. O sırada Beşiktaş gol yedi sanırım çünkü babam küfür ekrana küfür ediyor, faydasız boğulmakla meşguldü. Annemse okuduğu dergiden kafasını kaldırmadı bile. Hep zamanlama konusunda bi yerlerde hata yapıyorum biliyorumda o zaman henüz neden bütün talihsizliklerin beni bulduğuna dair tek yorumum şimdikinden farklı olmayarak şanssızlıktı. Bu tepkisizliklerinin sebebi son 1 senedir her 2 haftada bir karşılarına çıkıp ben o olmak istiyorum ben bu olmak istiyorum, ben yurtdışında okuyacağım, yoo yoo liseden sonra daha ne okucam yaa, kesin avukat olurum ben tarzı yaklaşımlarımla hiç alakası yoktu bence. Kararımı yineledikten sonra kararlı olduğumu anlayan ya da belki de o an için umursayan tek zat olan annem zamanının klişesini yüzüme çarpmaktan hiiiç çekinmedi ‘doğru düzgün bi meslek seç tiyatroyu hobi olarak yine yaparsın’. Hayır be kadın ben zaten zar zor bi ideale karar vermişim kafamda bi kaç oyuna çıktıktan sonra kesin Mustafa Sandal bundan sonraki klibinde beni oynatır, Duygu Dikmenoğlundan neyim eksik diye kanıya varmışım sen niye durduk yerde benim hevesimi kırıyosun. Sahi bi Duygu Dikmenoğlu vardı ne oldu ona ?

Neyse hayatımın bundan sonra ki en riskli kararı üniversitede ki sevgilimle evlenmeye karar vermekti. Olayın trajik kısmı ikimizin evlenme fikrine benim tek başıma karar vermiş olmamdı. Zavallı çocuğa bu kararımı doğum gününde ‘ben karar verdim evlenmek istiyorum sen istemiyosan bitsin bu iş’ diye açıkladığımda ilk yirmi dakika acaba ciddimiyim diye eblek eblek suratıma bakıp gayet ciddi olduğumu anladığında iki saat boyunca evliliğin ne kadar ciddi bir karar ve sorumluluk olduğunu ikimizinde henüz okuduğunu, para kazanmadığımızı, bunun sevgiyle alakası olmadığını falan anlatırken ben çok önemli birşey yazıyormuşum gibi elimdeki telefonla snake oynuyodum ( ne var allah allah o zaman anca nokia telefon içinde de snake vardı iphone’um vardı da angry birds yerine snake’i tercih etmedim tabiki). Neyse ben tabiki yine karar verdim o zaman ayrılalım ya diyerek kalktım gül gibi iki senelik ilişkimi çöpe attım. Bak dikkat et hep zamanlama hatası.
Üçüncüsü ilk postta az çok bahsettiğimle gayet bağlantılı. Öyle böyle okul bitti. Fakat aşırı zekadan kaynaklanan yanlış karar verebilme yeteneğimle ben yine bi karar verdim. Dört koca sene çizim üzerine eğitim aldığım güzel sanatlar fakültesinden çıktığım an ‘amaaan ömrümü çizim yaparak geçiremem hem çok sıkıcı hem de ben daha ciddi bişeyler yapmak istiyorum.’ dedim.Hayır enteresan kimse de çıkıp ‘arkadaş senin cibilliyetin ne sen kimsin ciddi ne yapmak istiyosun’ da demedikten sonra kendimi istifamı daha çok yeni bastığım masabaşı plaza insanı işimde buluverdim.

E yakın zamanda radikal bi kararla iştende ayrıldığıma göre endişeliyim çünkü eninde sonunda yine yeni bir karar alıcam ben.

Yazar: DepresifModanna

1985 yılının mayıs ayında türk kadın profiline tepki olarak doğdum, gururluyum.

2 thoughts on “Ben Hep Kendi Kararlarımı Kendim Verdim

    Mehmet Emre Baş

    (12 Ocak 2012 - 20:17)

    Gördüğüm kadarıyla ne istediğini bilmiyorsun. Bu zamanlama hatası değil bence. Sadece kişiliğin de tam oturmamasından da kaynaklanabilir. Bir akıl hocan olması lazım bence. En azından sana kararınla ilgili sorular sorup gerçekten isteyip istemediğini çözmene yardımcı olur.
    Tiyatroculara annenden laf gelmiş. BKM mutfak oyuncuları da tiyatrocu değil mi de annene. Onlar da para kazanmıyor mu bu işten diye sor. Ülkemizde sevdiğin işi yap modeli henüz çok zor.

    DepresifModanna

    (13 Ocak 2012 - 14:00)

    hayatımdan kesitleri traji komik bi halde aktarmayı seviyorum esasında olay bu yani 🙂 güzel yorumunuz için yinede teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir