BİZDE ANCAK SUCUĞU OLUR….

Kaç gündür izleyecektim hep bir aksilik çıktı izleyememiştim.En sonunda seyrettim;   WAR HORSE.. Beni şu hayatta çok az film duygulandırır.Hatta bırakın bir film için bir yazı karalamayı yüzlerce izlediğim filmin altına  güzeldi,çok beğendim,felandı,filandı gibisinden tek bir yorum yazmışlığım yoktur.

Filmi tam izin günüme denk getirdim, o sırada hatırlamadığım bir kanalda” lale devri”‘yi yanlış hatırlamıyorsam bir dizi yapıyor,annemde oturmuş onu seyrediyordu. Hani vardır ya, Bir solukta  okunan kitaplar,izlenen filmler, bu kelime tam manasıyla bu filmi anlatıyor. Ben afişlerini ilk gördüğümde böyle atlı matlı, tipik 3, sınıf amerikan filmi zannetmiş, birşeye benzetememiştim.Ama öyle değilmiş, ömrümde izlediğim, en güzel filmlerden bir tanesiydi.

Hele de birbirleriyle savaşan iki askerin at’ı kurtarırken ki sohbetleri sonra yazı tura atıp  birbirlerine şans dileyerek ayrılmaları sahnesi bile onlarca kere izlenmeye değer, Steven Spielberg özellikle savaş filmlerinde deha’sını gösteriyor, ama genellikle filmi biraz uzatıyor ,sonu azıcık zor geliyordu.Bazı filmleri varki hele sırf isminin hatrına izlemişimdir ki birçok insan benimle aynı fikirdedir eminim. Ama War Horse tam anlamıyla oniki’den vurmuş diyebilirim. Birde amerika’lı bu işi çok iyi yapıyor arkadaş, bir film çekilecekse vakti’de parayı’da harcıyor.

Fazla uzatmayayım filmi bitirdim ve içimde kopardığı duyguların gazına gelerek 2 saatlik bir filmi daha izlemeye koyuldum.İkinci filmin ortasında televizyona gözüm kaydı , annemin izlediği dizi hala devam ediyordu, İkinci filmi bitirdim, dizi hala devam ediyordu..

Yazar: Mehmet Olkun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir