ÇANAKKALE GÜNLÜĞÜ

ÇANAKKALE GÜNLÜĞÜ

Kar, beyaz ve ayaz…

Gökyüzünde ki ay ve yıldız…

Anam, babam, bacım, yârim, toprağım ve benim olan her şey…

Ey cihan!

Üşüyorum, soğuğu iliklerimde hissedecek kadar çok üşüyorum…

Anılarımda beynim, ellerim, silahım gibi dondu. Donuk gözlerim son gördüklerini de kaydederken geçmişi söküp aldım hatıralarımdan.

Kardeşimle ekmek kavgası ettiğim günler…

Anamın”oğlum” deyip sarılışı…

Babamın gururlu, sevgi dolu bakışı…

Yârimin yeni açan bir gonca gibi gülüşü…

Padişahım, komutanım, arkadaşlarım ve “silahım…”

Hatıralarımda canlandırdığım son kişiler, son anılar, son anlar…

Anam, anacığım!

Artık ben diye bir şey olmayacak. Yokluklar size ışığı getirecek. Binlerce, onbinlerce tohum serpilecek kara… Baharda karı delen kardelenler çıksın diye. Fidanlar kardelen olduğunda ışık toprağımızı saracak. Toprak kucak açacak…

Mehmet Akif’in acı veren sesi çınlıyor kulaklarımda.

Son çığlıklar… Son…

“Sana gelmez bu ufuklar, sen, almaz bu cihat…

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana aguşunu açmış duruyor peygamber…”

Şiirler bizim şiirlerimiz… Toprak bizim toprağımız… İnsan bizim insanımız…

Peki ya bu savaş kimin, neyin avaşı?

Şiirin, sözün, insanın, toprağın savaşıysa neden? Biz yüzyıllardır burada aynı toprağı ekip, aynısözleri söylemedik mi? Beraber gülüp beraber ağlamadık mı? Bu isyan nie? Bu isyan kime ?

Osman Bey’in rüyasında gördüğü çınar ağacının son yapraklarıyız biz. İstanbul’u fetheden Fath’in fedaileriyiz biz. İçimizde elli iki milleti barındıran bir milletin torunlarıyız biz. Kötülük yok içimizde. Nasıl oldu da düşman olduk dost bildiğimizle? Kaç yıldır savaşmakta bu millet kendisiyle?

Anama, anacığım!

Etrafta ölümün sessiz çığlığı var. Gözlerim beyazdan başka bir şey görmüyor. Kulaklarım titreyen elleri, dişleri ve “yürekleri” duyuyor. Tek ses var: Uğultu! Tipinin ölüm saçan uğultusu. Beni en çok hayallerime kavuşamadan ölmek üzüyor. Kader diyorum. Etrafımda kaybolan dünleri izliyorum. Biliyorum dakikalar sonra bende dün olacağım.

Gelecek geçmişten karanlık geliyor. Dalgalanan bayrağıma bakıyorum. Tamamlanmamış hayatımın son gecesi, belki de son kelimesi çıkıyor boğazımdan. Bağırmak istiyorum olmuyor. Yüreğim haykırıyor:

Ya istiklal, ya ölüm!

ESRA TANER

Yazar: Esra Taner

yaklaşık 9 yıldır yazıyorum ben.. yazmayı seviyorum. bir çok derecem yazdığım yazılarda.. ben yazarak kendimi kendim gibi hissediyorum.. mutlu olabilmemin tek yolu bu bana göre.. elimde bi defter var.. yıllardır yazdığım ama kimseye okutmadığım bi defter.. aynı o defter gibi bana ait bişeyler olsun istiyorum.. bi kitap…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir