GRİ

Kelimelerim susmadı ama konuşucak kimsem kalmadı sensiz. Gittiğinden beri sokakta gördüğüm yavru kediyi anlatmak istemiyorum kimseye. Akşam eve gittiğimde hiç durmadan yakınasım gelmiyor. Sensiz film seyretmek istemiyorum. Sokaktan gelen sesler ilgimi dahi çekmiyor. Aynı yüz ifadesiyle yaşamaya çabalıyorum. Gündüzler oluyorda yine sensiz yemek yiyemiyorum. Gittiğin an bilincinde değildik bittiğinin ikimizde. Hayallerimiz vardı daha çok birbirimize verdiğimiz yerine getirilmedikler listesinde. Sabah yine evden çıkarken rahatsız bir ayakkabı giyindim bütün gün vurdu ayağımı farkında değilim sen yoktun çünkü acıtır onlar ayağını başka bir şey giy diyecek. Metrodaki kalabalığa sinirlenmedim hiç. Göremiyorum ki insanları. Konuşulanların farkında değilim sanırım ezbere yaşamak bunun adı. Şimdi ben alıp başımı bu şehrin hangi köşesine gitsem biliyorum ki sen varsın. Şimdi ben kendi evimde sığınmacı bir mülteci gibiyim. Kapısını açmak istemiyorum. Çamaşır makinesinin üzerinde çıkardığımn eşyaların duruyor ellemeye kıyamadım. Evde unuttuğun sigara paketine dokunmadım. Artık poki de aynı çoşkuyla karşılamıyor beni çünkü sen yoksun. O çok sevdiğin yeşil gözlerim kırmızı artık inan bana hiç yakışmıyor bu renk suratıma. Kim ne söylese duymuyorum belkide anlamıyorum. Sakinleştiriciler sakinleştirmiyor yokluğunu. Eve gitmek istemiyorum sokağa çıkmak istemiyorum. Telefon faturanı ödedim bugün açıldığının farkına varmanı umarak. İş görüşmen vardı sabah dualar ettim arkandan asla bilmeyeceğin. Elim defalarca telefona gitti numaranı çeviremedim. Kim olduğumu hatırlayamadım bu sabah neden uyandığımı gün içerisinde ara ara sordum kendime neden yaşadığımı bir cevap bulamadım. Artık konuşmuyor hayvanlar benimle. Sokaktan çocuklar kaybolmuş. Bebek pisileride umursamıyorum artık. Şimdi gün akşama dönüyor. Ömrümden sensiz geçirdiğim ilk gün bitiyor. Hüzünlü ama yavaş yavaş. Yokluğun sindirerek çıkarıyor acısını. Kulaklarımda sesin bazen sessizlikte bana seslendiğini duyuyorum. İki de bir de dolan gözlerimi kaçırmak için çalıştığım insanlardan kuytu bucak kaçıyorum. Dudaklarım mühürlendi dün gece. Mümkün olduğunca az cümle kuruyorum. Ben bu sıcakta herkes terlerken sensiz çok üşüyorum. Dün bütün gece kabuslar gördüm. Daha önce gördüğüm ayrılık kabuslarının gerçek olması ne ironik değil mi? Dün gecekilerin tek farkı rğya değil gerçek olmasıydı. Ben 12 senedir sadece kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış güçlü kadın profili hayattan korkuyorum sensiz. Son kahvaltımı pazartesi sabah senle yaptım. Yanımda olsan çok kızardın sadece su ve sigara ile besleniyorum. Ama böyle olmaz kendinimi öldürmeye çalışanların suratına manasızca bakıyorum. Ben yaşamıyorum ki zaten diye bağırmak istiyorum sesim çıkmıyor. Koskoca yatağa sığmıyorum. Eve, ofise sen yokken bu şehire sığmıyorum. Günlük problemlerim yok artık. Sızlandığım hiç birşey yok. Sadece kalbimin tam ortasında her dakika hissettiğim bir boşluk var. Durmadan içime kanıyor sanki. Mevsimler , şehirler, şiirler , filmler anlamını yitirdi. Seninle renkliydi dünyam şimdi siyah beyaz bile değil. GRİ. gri yaşıyorum , gri görüyorum ve gri susuyorum. Daha ne kadar dayanırım bilmiyorum derken farkediyorum bugün ayrılığın ilk günü bugün yokluğunun en acı günü.

Yazar: DepresifModanna

1985 yılının mayıs ayında türk kadın profiline tepki olarak doğdum, gururluyum.

2 thoughts on “GRİ

    şule

    (04 Temmuz 2012 - 00:03)

    gerçek olduğunu söyleme bunların 🙁

    DepresifModanna

    (04 Temmuz 2012 - 08:51)

    malesef gerçek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir