Hayvan Olmayı Dilerdim

Kendimi bildim bileli hümanist biri olmadım ben. Hatta hayat denen tiyatro da zaman geçirdikçe yani tecrübeler edindikçe daha açık tabiriyle tanıdıkça insanı çoğu zaman utandım da insan olmaktan. İçlerinde barındırabildikleri sebepsiz vahşilikten, nedensiz nefretten tiksindim. Uzaklaşmadım ama üzülmedim de. Şu anda bilinen, düşünebilen mantığı olan en üstün olan ırk sayılan! insanoğlunun kendinden aciz, konuşamayan, ihtiyaçlarını karşılamak için dahi insana muhtaç, mantıksız sandığımız ama sebepsiz kötülük yapmayan sokak hayvanlarına olan tutumlarını gördükçe daha da hoyratlaştım insan denene ben.

Herkesi aynı kefeye koyamazsın diyorsun belki ya da daha önce birçokları gibi az sonra okuyacakların karşısında beni ya vicdansız ya da ruh hastası addedeceksin. Baştan söyleyeyim zerre kadar umurumda değilsin. Herkimsen adın Ayşe, Fatma, Ali, Veli her neyse insansın çünkü sende. Az önce tesadüfen gördüğüm bir fotoğraf karşısında sahip olduğum tüm hücrelerimde had saffa da nefret duygusunu çok açık ve net barındırarak yazıyorum bu satırları. Sosyal paylaşım sitelerinin birinde insan diye tabir ettiklerimizden birinin iki elinde toplamda 6 tane ölmüş, dişleri sökülmüş sokak kedisi olan bir fotoğraf bu gördüğüm kınamak adına hayvan haklarını savunan başka bir insan yayınlamış fotoğrafı.

Şimdiye kadar sosyal sorumluluk kapsamında birçok dernekle beraber ya da zaman zaman bireysel, maddi manevi sokak hayvanları için çok emek harcadım. Son nefesime kadar, gücümün son anına kadar da çabalamaktan ve hatta savaşmaktan vazgeçmeyeceğim. Bunca zamanda az önce bahsettiğim fotoğraftaki manzaralardan çok daha acıklı, vahşi, dramatik manzarayla karşılaşmış lığım var. Her olay kendi içerisinde başka başka hikayeler barındırıyor. Âmâ hepsinin başrolü insan. Bu tarz manzaraları hayatınız boyunca 50 belki 100 ama yeteri kadar bir sayıda gördükten sonra ilk zamanlarda ki kadar etkilenmez canınız yanmaz daha ziyade ne yapılabilir diye düşünmeye başlarsınız. Beni bunca zaman sonra bile en çok etkileyen az önce ki fotoğrafta da olduğu gibi diğer tüm olayların faillerinin yüz ifadesinde ki haz duygusudur.

Bir insan düşünün ki kendisine hiç bir zararı dokunmamış, dokunması mümkün olmayan yaşamak için dahi onun vereceği belki 1 lokma ekmeğe 1 kap suya ihtiyaç duyan kendinden onlarca defa küçük başka bir canlıyı işkence ederek katletmekten aldığı haz, mutluluk yüzüne yansıyor. Şimdi bir önceki cümlenin öznesini çoğul yap. Maalesef sende bende, eşin de, dostun da bu ruh hastalarıyla aynı cinsten insan yani. Her gün onlarcasıyla aynı otobüse biniyorsun, belki kapı komşun belki uzak bir akraban kim oldukları isimleri yani mühim değil. Hayatta kaybetmiş, yaşadıklarına, hayata belki de kendine olan öfkesini kinini suçu olmayan kendini müdafaadan yoksun bu canlılardan çıkaran belki de sadece zevk için yapan bu anası babası belli olmayan manyaklara da insan diyorlar sana da.

Hani az önce demiştim ya her vaka dan sonra daha katılaşıyorsun diye. Aslında sadece unutmak için zamanın daralıyor. Benimse içimdeki öfke, nefret ve vahşilik her seferinde daha fazlalaşıyor. Fotoğrafta ki mesela insanı ya da mutlaka duymuşsunuzdur İzmir’de sağır yaşlı kediyi üzerine basarak öldüren çocuğu yada İrlanda da yeni doğmuş yavru bebek köpekleri nehire fırlatan kızı, daha binlercesini sayabilirim bir şekilde karşıma çıksalar ya da şahit olsam bu tarz bir olaya hayattaki tek ve en büyük korkum bu işte.

Çünkü sonucunu getirisini götürüsünü düşünmeden hesaplamadan zevk alarak haz duyarak işkence ederdim hepsine ve yüzümde benzer bi gülümsemeyle poz verirdim makineye bende hazla. EE onlardan ne farkın kalıyor o zaman diyecek olursan da cevap veriyorum İNSANIM YA İŞTE BENDE TIPKI ONLAR GİBİ! hepsi bu.

Yazar: DepresifModanna

1985 yılının mayıs ayında türk kadın profiline tepki olarak doğdum, gururluyum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir