Mini Öykü – Sıradanlık Senfonisi

02.04.2012 tarihinde Genel kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Ev dediğim hapishanede her sabaha bağırışma sesleriyle uyanıyordum.Birbirine bu kadar zıt iki insan nasıl olmuş ta evlenmekte karar kılmışlar aklım almıyordu.Annem beni ve abimi her boş anında birşeyler yaptırmak için zorlar,babam ise adımızı bile nadir hatırlardı.Fakat babamı anneme yeğlerdim.En azından o bizim bir hayatımız olduğunu ve karar vermekte özgür olduğumuzu bilirdi-ya da her an sarhoş olduğu için biz öyle sanardık-.Her gün babamın sarhoşluğu,annemin ondan yakınması ve abimin bitmek bilmeyen şikayetleriyle geçiyordu.Tarif edilemiyecek kadar bunalım doluydu hayatım.Yaşamayı bir ödülden ziyade bana verilmiş bir ceza olarak görüyordum.Adaletsizdi.İnsanların her şeyleri varken benim yatacak bir yatağım bile yoktu,masanın üzerinde ya da yerde yatıyordum.Anneme”Yatmak için daha yumuşak bir yere ihtiyacım var,bununla ilgilenmelisin”dediğimde gözlerimin içine alaycı bir şekilde bakar ve cevap dahi vermezdi.Okulu bitirmediğim,işimin olmaması gibi nedenlerden dolayı kızgın veya babamdan ettiği nefreti ona benzediğim için bana da gösteriyordu.

Ben aldırış etmeden kendimi sokağa atar,ayyaşla takılırdım.Ayyaş annesini bir adamla basınca adamı yaralayıp birkaç yıl hapis yatmıştı fakat hapisteyken ne o annesine yazmış ne de annesi onu ziyarete gelmişti.Bu yüzden Ayyaş hapisten çıktıktan sonra eve hiç uğramamış Bowery’de sahibinin bile olmadığı yıkık dökük bir dairede kalıyordu.Joe’nun dairesine varınca kapıyı çalacaktım fakat kapı aralıktı ve aralıktan sızan iğrenç koku beynime işliyordu.Kapıyı açıp girdiğimde Joe içerde yoktu.Yerde duran insan dışkıları,ters dönmüş masası,minderleri yırtılmış koltuğuyla kaldığım evden daha iyi ve daha huzurlu görünmüştü burası gözüme.Dikkatli adımlarla koltuğa doğru yürüyüp kanepeye uzandım.Yemin ederim ki bu yırtık pırtık kanepe yerde yattığım o günlerden sonra dünyadaki en konforlu yatağın yapamayacağı etkiyi yapmıştı benim üzerimde.Hafifçe doğrulup”Burasını yarın da boş bulursam şansını kaybedersin Ayyaş!”diye fısıldamıştım duvarlara.Yüzüm gülüyordu,Belki de hayatımın ilk mutlu anıydı.

Dairede geçirdiğim bütün günden sonra saat gece yarısını gösterdiğinde ağır adımlarla eve doğru yürümeye başlamıştım.Eve vardığımda bütün ışıkların sönük olduğunu gördüm.Nerede olduğumu merak dahi etmeyen üç insanın horultusu arasında kendimi bir köpek gibi-köpekler bile daha iyi yerlerde yatıyordur şüphesiz-halının üzerine bıraktım.Ahır hayvanlarını anımsatan horultulara sinirlenmenin aksine dairenin hayaliyle hemen uyumuştum.
Ertesi sabaha yine bağırışlarla uyanmıştım.Bu kez bağıran ses babamındı.Şaşırmıştım ama yüzümde istemeden bir gülümseme belirmişti.Yerden kalkıp mutfak dediğim bölmeye doğru baktığımda babamın anneme tokat attığını görmüştüm.Şaşkınlıkla izlerken abim babama doğru hamle yapmıştı.Ben abimin yoluna çıkıp üzerine atladığımda ayaklarını yerden kesmiştim.Bir süre herkes olduğu yerde kalmıştı.Annem ağlıyordu ve abim onu teselli etmeye çalışıyordu.Benimse yüzümde tarif edilemez mutlu bir ifade vardı.Babam yerde hareket etmeden yatarken abim annemin koluna girip evden çıkmışlardı.

O bir anlık sessizlik bile bana huzur vermişti.Babam ayılmaya başladığında ben de evden çıkıp Ayyaşınn dairesine gitmiştim.Burada,bu pis kokulu,yıkık dökük yerde yaşamak istiyordum.Ve artık babamın neden her gün sarhoş olduğunu ve bana”bu hayatta en çok ne istiyorsun?”şeklinde sorduğu soruların cevabını biliyordum.Yalnızlık istiyordum,yalnız yaşamak,yalnız ölmek.

İlgili Terimler :
Yazar Hakkında

Yazar : Buğra AKSOY

Yazar Hakkında : Yazmak insanın öfkesini, üzüntüsünü, mutluluğunu anlatmanın en iyi yoludur. Satırlar insanlardan çok daha iyi dinleyicidirler.

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Üç Artı Bir Tv
  • Twitter@aksiyazar

  • FriendFeed@aksiyazar

  • instagram@aksiyazar

  • Son Yapılan Yorumlar

    Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli için beşevler çilingir diyorki;

    topuklu ayakkabı giyemiyorum ...nasıl giyebilirim

    Contorium Bilmecesi için Burak diyorki;

    Mondros değil Honduras

    Türkçe'nin Zenginliği için ege diyorki;

    İngilizcedeki son ek sayisi 678 Turkcedeki 100 İngilizcedeki on ek sayisi 1000in ustunde Turkcede yok Perfect zamanlarinin turkce karsiligi y