Nevruz Savaşı (Dünyadaki İstihbarat Teşkilatları)

NEVRUZ  SAVAŞI

Bu gün sokağa çıkmaya korktum açıkçası. Çünkü önceki gün bir millet vekili televizyonlara çıkıp ‘’Polisler Karakollarından Dışarı Çıkmasınlar’’ gibi bir cümle kurdu. Öğlene doğru haberleri açtığımda Türkiye’nin bir çok yerinde nevruz çatışmaları çıkmıştı. 21 martta kutlanması gereken nevruzu, illa 18 martta kutlayacağız diyerek halkı galeyana getiren bir parti ve onun çok hayal perest genel başkanı…

Bu yazımda Terör örgütlerinin köklerini, ve ülkemizdeki terör sorununu ele alacağım.

Demokrasilerde elbette her kesimin ve zümrenin söz hakkı, gerekli temsilcileri olacaktır. Ancak burası çok önemli bir nokta Silahlı ve kalemli demokrasiler burada ayırmamız gereken 2 farklı unsurdur. Dünya üzerindeki terör soruna genel bir bakış atalım…
Ülkelerdeki  Terör Diye Tabir edilen Silahlı Gurupların Silahlanma nedenleri Demokrasi eksikliğidir.

* İNTİKAM
* HAK İSTEME
* ÇAKMA BİR AMACIN ARKASINA SIĞINMIŞ (TAŞERON TERÖR ÖRGÜTLER)

Dünyadaki terörü 3 başlıkta topladığımızda karşımıza böyle bir tablo çıkmaktadır. Bu sınıflandırmaları teker teker açıklayacak olursak;

İntikam:  Bu maddelerin en tehlikelisidir. Başta Hak istemeyle (demokrasi talebiyle) başlayan silahlı ayaklanmalar Her iki tarafta yaşanan can kayıplarının artması sonucunda İntikam isteğine dönüşür. Aslında bir çok terör gurubunda amaç ne olursa olsun, İntikam her zaman ellerdeki silahın bırakılmasına bir engeldir. Benim naçizane bir sözüm var;  Akıllı kişiler ‘’İntikam duygularını yenebilen kişilerdir.’’ Şayet intikam duygularını yenebiliyorsan kurşun sıkmayı bırakıp hükümetlerle masaya oturabilirsin. Çünkü Devlet belli bir noktadan sonra intikam duygusunu yitirir.

Evet bir çok şey anlattık fakat bunların gerçek hayatta tatbiki ne olacaktır  ?

Bakınız; Dünyada EL-KAİDE, HAMAS, EL-FETİH gibi yapılanmalar Başta Müslüman halkları savunma niyetiyle kurulmuş, ve hepsinin kökünde İntikam duygusu aşırı dozda yer almıştır. Sonradan bu guruplarda çok acayip bir değişim meydana gelmiştir.
‘’İntihar bombacıları’’, ‘’ intikam duyguları’’, ‘’Sivil halkların canına kast etme’’ gibi eğilimleri, Müslüman bir gurubun, hele de Direniş tanımlaması yapan Müslüman bir gurubun tüzüğüne ,dinine aykırı davranışlar olarak yorumlamak gerekir. Aslında bu davranışları en başta örgütlerin kurucuları da anlayamadı. Ve bir zaman sonra örgütler el değiştirdi. Yönetim kadrolarına CIA’nın belirlediği Müslüman görünümlü Ortadoğu ajanları geçti.
Müslüman örgütler İstihbaratçıların kuklası haline geldi. Sonrası binlerce insanın ölümü ve bitmek bilmeyen bir savaş.

‘CIA, MOSSAD, KGB’ gibi istihbarat teşkilatları, Hangi Örgütleri Kontrol Eder

Öncelikle bu 3 istihbarat birimini gerçek yüzleriyle tanımlayalım.


– CIA (Central Intelligence Agency) Merkezi Haber Alma Teşkilatıdır
.
Kurulduğu günden beri aktif olarak dünya üzerinde kaos, komplo, teorilerini yöneten bir birimdir. Ortadoğu Konusunda MOSSAD’la entegre halde çalışır. Fakat konu İsrail ve Amerika devletleri olduğunda 2 biriminde göbek bağları burada kesilir. Her ne kadar Amerika İsrail’in izni olmadan kağıttan uçak dahi uçuramasa da Belli noktalarda  Amerika çizgisini açıkça ortaya koyar.


– Mossad, (‘Ha-Mossad le-modi’in u-le-tafkidim meyuhadim’) İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsüdür.
Amerika’nın Taşeronluğunda kurulmuş yavru CIA diyebiliriz. Aslında CIA ile pek farklı yanı yoktur. Ancak MOSSAD diğer servislerden daha sinsi bir politika yürütmektedir. Bozulmuş Tevrat’ın hükümlerine göre Yahudiliğin bütün dünyaya yayılması, diğer dinlerdeki insanların Yahudilere köle olarak, yaşamlarını sürdürmesi gerektiğini düşünürler. Ve daima amaçları bu yöndedir. Amerika’daki Kilit noktalarda bulunan Hahamları, Hristiyan aleminin nabzını her daim yoklamaktadır. Ve İsrail yılan gibidir. Ne zaman kimi sokacağı belli olmaz.


– KGB, (Komityet Gosudarstvennoy Bezopasnosti) Sovyet Gizli Haber Alma Teşkilatı).
 Diğer teşkilatlardan farklı olarak Rusya apayrı bir yerdedir. Kimsenin himayesinde değildir. Tek bağımlı olduğu nokta global ticaretten kaynaklanan dış ilişkileridir. Aslında her ülkenin bağımlı ve kumanda edilebilir noktası global ticaret ilişkileri. Avrupa’nın 2 rakibi vardır. Rusya ve Çin. Bu nedenle dünyada 3 büyük cephe vardır. Avrupa birliği – Rusya – Çin…

Aslına bakarsanız dünya üzerinde yüzlerce istihbarat servisi vardır. İngilizlerin, Fransızların, Almanların… Ancak Dünya üzerinde en etkili ve işlevsel 3 gizli servis vardır. Bu nedenle diğer gizli servislere yazımızda yer vermiyorum.

3 istihbarat servisinin tanımını yaptıktan sonra sırasıyla

CIA ve MOSSAD Ortadoğu’daki El-kaide, HAMAS, El-fetih  gibi gurupların eylem planlarını organize ediyor. Özellikle MOSSAD Filistin de oluşturduğu karşıt guruplarla kendi ülkesini roketleyip Filistinliler bize saldırıyor süsü vererek Filistinleri öldürmenin meşruymuş gibi algılanmasına neden oluyor. Önceki yazımda da bahsetmiştim. Psikolojik harekat İstihbarat servislerinin ortalığı karıştırmada kullandığı en büyük silahtır. Hal böyle iken Sunni – şii ayrımcılığı artırılarak İnsanların DİNİN BÜTÜNLEYİCİ kavramından yoksun bırakılmaları amaçlanmaktadır. Tüm bunlar Ortadoğu’nun zengin petrol yataklarından rahatça petrol çalabilmek içindir. Bir yerden kimsenin dikkatini çekmeden nasıl bir şey alırsınız ? Ya gizlice kimseye çaktırmadan alırsınız, yada Büyük bir tantana oluşturup insanların dikkatini başka yöne çekersiniz ve petrol sizde…

Ortadoğu böyle iken Rusya taraflarında Çeçen direnişinin en etkili destekçisi RUSYA ’dır. Sizce Rusya gibi büyük bir devlet nasıl oluyor da yıllarca çeçenler le mücadelede yetersiz kalıyor ? Onca balistik silah, uzaya çıkmış bir millet şimdi çeçen lere bir şey yapamıyoruz mu diyor ? Güldürmeyin beni… EĞER RUSYA İZİN VERMEZSE 1 TANE ÇEÇEN EYLEM YAPAMAZ. EĞER KGB ÇEÇENLERE LOJİSTİK DESTEK SAĞLAMAZSA ÇEÇENLER ATACAK 1 MERMİ DAHİ BULAMAZ. Peki neden? Bir devlet kalkıp ta neden kendine saldırması için bir örgüt buluyor ve bu örgüte destek oluyor ? Cevabı açıktır. Dünyada hiçbir devlet terörsüz devamlılığını sağlayamaz. Eğer bu gün Ruslar Çeçenlere silah dağıtıp kendini vurdurmasaydı, Amerika çeçen ler yerine EL-KAİDE,HAMAS gibi gurupları Rusya dolaylarında türetecek ve Rusya’nın kontrolü dışında bir düşman gücü Rusya yı zayıflatıyor olacaktı. Bunu düşünen Ruslar kendi belalarını kendileri yarattılar. Kontrolü Ruslarda olan bir bela.


Ülkemizdeki PKK örgütünü MİT kurmuştur.Bu bir çok devlet kaynağında delilleriyle ispat edilmiştir. Kuruluş Amacı Aynı Rusya’nın yaptığı gibi Kontrolü elimizde olan bir bela yaratmaktı. Ancak Tasmasını elimizden kaptırdığımız örgüt Birden Amerika ve diğer ülkelerin tekeline girdi. Bunu bir top bataryasına benzetebiliriz. Eğer Top bataryaları Kuvvetli mukavemetli yapıda yapılmasalardı, daha topu ateşlerken namlu topla birlikte infilak ederdi. Çünkü top ateşlendiği sırada Namlunun ucunda bir kere patlıyor, ateşlendikten sonra düştüğü yerde 2.kez patlıyor. Eğer Devletin Namlusu Sağlam değilse, top mermisi, Namluda patlar ve bataryayı infilak ettirir. Türkiye’nin namlusu sağlam değildi ve Pkk mermisi namlumuzda infilak etti. Ancak Rusların Bataryası sağlamdı Çeçen mermisi harikulade bir şekilde hedefine varıyordu….

Daha fazla yazmak bir yerlere dokunacak sanırım….

Okuduğunuz için teşekkür ederim…

Muhammed Yasir YAMAN

Yazar: Muhammed Yasir Yaman

Düşüncelerimi her zaman insanlarla paylaşmak istemişimdir. İnsanların yaşıma ve eğitim durumuma ön yargılı bir şekilde yaklaşımları beni daha profesyonelce yazmaya teşvik etti. Şuan İstanbul bağcılar öğrenci başkanlığı görevini yürütüyor olmam ve bir internet sitesinde halen devam ettirdiğim editörlüğüm beni yazar olmaya teşvik eden en büyük etmenlerden bir kaçıdır. Her konuda objektif düşünceler üretebilmem, arkadaşlarımın tabiriyle ağzı laf yapan biri olmam yazarlığı benim için vazgeçilmez bir meta haline getirdi.

1 thought on “Nevruz Savaşı (Dünyadaki İstihbarat Teşkilatları)

    Mehmet Emre Baş

    (19 Mart 2012 - 23:53)

    İçimizdeki irlandalılar mı desek yoksa başka birşey mi bilemiyorum. Tek işleri kendi devletlerini kurmak ve sonrasında da kukla gibi kullanılıp parçalanmak. Ama bunu görebilmeleri için insan beyinlerinin olması lazım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir