Psikolojik Harekât (Darbeler-Savaşlar)

04.03.2012 tarihinde Kültür ve Sanat kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

‘’Savaşları ve darbeleri yapmadan önce halkı kendi saflarınıza çekmeniz gerekir. Ve halkın gözünde yapacaklarınızın doğru bir şeymiş  gibi algılanmasını sağlamanız gerekir. Çünkü halk bir güçtür. Onun desteğini almadan  ülke üzerinde güç gösterisi yapamazsınız. Bunu sağlamak içinde psikolojik bir harekat yapmanız gerekir. Kurtuluş savaşında milli mücadelenin en büyük örgütlenme şekli camiiler deki fetvalar ve vatan sevgisidir. ’’
Bu bana ait olan bir tezdir. Ve tezimin sağlamasını şu şekilde yapıyorum.

SAVAŞLARDA PSİKOLOJİK HAREKAT
Tarih 20 Mart 2003 yılını gösterdiğinde Amerika Birleşik Devletleri beraberinde Birleşik Krallık önderliğinde, Çokuluslu Koalisyon kurularak Irağa girilmiştir. Savaşın amacı Irağı özgürleştirmek olarak nitelendirildi. Ancak Irak Saddam rejiminden daha kötü bir uçuruma, gözleri kapalı bir şekilde atlamayı tercih etti. Irak halkının Savaştan önce Amerika’ya kurtarıcı gözüyle bakması dikkatimi çeken en büyük olaydır. Bir araştırma yaparak bunun neden kaynaklandığını öğrenmek istedim. Saddam Hüseyin dönemi içersin de diktatörlükle yönetilen halk ‘’Halepçe’’ katliamından ötürü ayrıca Saddam’a kin besliyordu. Çünkü Halepçe de ağırlıklı olarak öldürülen kesim Kürtlerdi. Irak halkının genel yapısına göz attığımızda Türkmenler ve Kürtler yanı sıra Araplar halkın büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Iraklı Kürtlerin Halepçe den bu yana besledikleri kin ve öfke diktatörlük rejimi karşısında daima bastırıldı susturuldu. Tüm bunlar olurken Amerika da 11 eylül saldırıları patlak verdi. Ve hiç çekinmeden şunu söyleyebilirim ki Amerika psikolojik harekat konusunda Oskara aday olabilir. Bir ülkeye girmek için nasıl bir neden yaratabilirsiniz bir düşünün bakalım ? Dünya ticaret merkezine yapılan saldırılar bir istihpaharat örgütünün yönetmenliğinde gerçekleşmiş bir eylemdir. Çünkü bu denli profesyonel ve organize eylem yapan dünyada hiçbir terör odağı yoktur (çeçenler hariç). Bakınız Amerika asıl amacı petrol olan ırak operasyonunu nasıl bir perdeleme yöntemi kullanarak dünyaya servis ediyor;

Irak savaşı gerçekleri

  Irakta bulunan kitle imha silahları, Irağın Ortadoğu’daki ters politikaları, Irağın nükleer silah stoğuna güvenerek çevre ülkeler üzerinde baskı kurması, nedense Amerika’nın Irağa girmekte gerekçe gösterdiği nedenlerdir. Ancak Amerika yine 11 eylül olaylarını sahneledi ki Müslümanlar ve Ortadoğu teröristtir izlenimi yaratarak, onlara yapacağımız her türlü zulüm meşrudur mesajını herkesin bilinç altına empoze etti. Yazdıklarım bir komplo teorisinden öte, yapılan bir komplonun analizidir değerli okurlar. Bakınız dönemin yayın kuruluşlarından Amerikalı Newyork Times gazetesi  11 eylül saldırıları sonrası halka öyle kesin mesajlar vermiştir ki neredeyse halk silahlanıp ortadoğuya gidecekti. Nitekim Irak savaşıyla gidildi de. Alt yapısız savaşlar daima mağlubiyetle sonuçlanır.  Kesin galibiyet için halkların ve müttefiklerin onayını, desteğini almak şarttır. Irak halkı ucuz propokandalara inanarak özgürlük arayışına itildi. Amerika hem dış hem iç desteği sağlayarak işgali başlattı ve ırağa girdi. Sonrası malum. Tecavüze uğrayan binlerce kadın, öldürülen binlerce çocuk daha bir çok iğrençlik ve zulüm Kurtarıcı zannedilen Amerika tarafından gerçekleştirildi. Tüm bunlar askeri harekatlardan önce psikolojik harekatlarla mümkün oldu. Bu gün Amerika 11 eylül saldırılarını organize etmeseydi ırak halkını kandırmasaydı Ekonomik anlamda dibe vurmuş bir ülke olurdu. Amerika 2011 yılında Başkan Obama’nın emriyle Iraktan tamamen çekildi. Ancak boruları bir kere Amerika istikametine döşemişti. Petrolün kontrolünü kendi seçtiği kürtlere vererek bir bakıma ‘’ben ıraktan çekildim,ırak artık kendi halkınındır’’mesajını verdi. Dolaylı yoldan petrolü kendine bağlayan Amerika Petrol bölgelerindeki Türkmenleri, Kürtlere öldürtmüştür. Çünkü her anlamda Türkmenler Amerika’yı sevmemiş politikalarını tasnif etmemiş bir halktır. Daha sonraki süreçler sizin de anlayacağınız gibi kanlı, puslu ve karanlık süreçlerdir.  Psikolojik harekat her anlamda bir alt yapı demektir. Ülkelerin ekonomisinde, savaşların organize edilmesinde büyük önem taşır.

DARBELER’DE PSİKOLOJİK HAREKAT
Irak savaşını örnek vererek psikolojik harekatı bir nebzede olsun sizlere tanımlamaya çalıştım fakat, asıl harekat Türkiye’de her darbe sürecinde yaşanan var olan harekattır. Eğer bir ülkenin yönetiminden memnun değilseniz ve iktidarı değiştirmek istiyorsanız ne yapardınız ? Aranızdan erken seçim teklif ederdik diyenler çıkabilir. Ama halk bir kere o iktidara oy veriyor ve çalışmalarını beğeniyorsa bu seçim iktidarı değiştirmek  bir yana dursun iktidarı güçlendirir. Bu nedenle ülkemizde iktidar değiştirme çabaları daima Türk silahlı kuvvetleri tekelinde yürütülmüş organize edilmiş ve uygulanmıştır. Elbette ki biz topyekün bir kurumu suçlamıyoruz. Bu kurumlardaki karar mekanizmalarında kemikleşmiş birkaç şahısı baz alarak değerlendirmelerde bulunuyoruz. Darbeyi ‘pat’ diye yapamazsınız. Darbe demek bir halkın iradesini etkisizleştirme hareketi demektir. Eğer halktan izinsiz darbe yaparsanız ülkede iç savaş çıkarırsınız. Ne yapacaksınız önce Halkı darbe yapmakta haklı olduğunuza ikna edeceksiniz. Yani bir psikolojik harekat üreteceksiniz.12 EYLÜL VE 28 ŞUBAT dönemlerini bir birinden ayıran pek önemli noktalar yoktur. Gerek halkın gözünü boyamak gerekse darbeyi kurtuluş olarak göstermek her iki süreçte de boy göstermiştir. Ancak benim şöyle bir sözüm var ‘’ Süper kahramanı Süper yapan suçtur. Eğer suç olmasaydı, Süpermen ede ihtiyaç kalmayacaktır.’’ Bu tamda darbeciler için söylenmiş bir sözümdür. Darbeciler darbe öncesinde bir suç yaratma çabası içerisine girmektedirler. Ülkeyi karanlığa sürükleyerek ülke üzerindeki güneşi kapatmakta , Darbeyi halka bir fener olarak tanıtmaktadırlar. Bunu yaparak halkı kendi saflarına çeken darbeciler askeri güç ile birlikte yönetimlere el koymaktadır. Her şeyin başında yine tekrar ediyorum psikolojik bir harekat yatmakta. Eğer bir ülkede 1 ay içinde Savcı, millet vekili, gazeteci suikast leri yapılıyorsa ve aynı ay içerisinde doğuda terör can almaya devam ediyorsa bilin ki o ay sonunda yönetim el değiştirecektir.

SAVAŞLARDA VE DARBELERDE YAPILAN PSİKOLOJİK HAREKATLARIN FARKLILIKLARI

* Savaşlar ülke çapında bir eylem ve organizasyon faaliyetidir. Bütün dünyayı ilgilendirir. Eğer siz bir ülkeye girecekseniz  en az 10 güçlü ülkeden izin almak durumdasınız. Aksi halde savaştığınız ülkenin saflarına katılan diğer ülkeler sizin sonunuzu getirebilir.

*Darbeler Lokal devlet içi bir iktidar operasyonudur. Ülkeleri değil yapıldığı ülkeyi ilgilendirir. Burada şu paragrafı açıyorum. Resmiyette diğer ülkeleri yapılan darbeler ilgilendirmez. Fakat darbe yapılan ülkenin iktidarını destekleyen ülkeler, darbeyi engellemek için girişimlerde bulunabilirler.

*Savaşlarda ve darbelerde ortak olan psikolojik harekat Süpermen rolünü üstlenmektir. Daima kendini kurtarıcı gibi topluma lanse etmek temel yapı unsurudur.

*Darbe savaşın bir önceki adımıdır. Bu yüzden ciddi bir eylemdir.

*Ve en önemlisi ulusal çapta yapılacak olan eylemlerde Avrupa daima arkanıza almanız gereken bir azıktır. Rusya ve çin bloğuysa yaptığınız hamleden sonra size baş düşman olacak 2 süper güçtür. Savaşta Psikolojik harekatı öyle organize yapmanız lazım ki hem avrupayı okeyleyecek hemde Rusya Ve Çin Bloğunu egale edecek çok taraflı bir psikolojik harekat üretmeniz gerekmektedir.

*Darbelerde halkın sağcısını da solcusunu da ayrı etkilemenize gerek yoktur. Ortak bir karanlık yaratıp kendiniz bir fener yakarak insanları darbeye ikna edebilirsiniz.

* Burada en büyük fark; Darbe lokal bir harekat Savaş genel bir eylem planıdır…

İnsanlığı uyanık olmaya davet ediyoruz. Gazetelerde ve Televizyonlarda gördüklerinizin Birilerinin izin verdiği kadardır. Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız Ülkedeki trajı yüksek medya kurumlarının aşağıladığı yazarları gazetecileri okuyun.Doğru bilgiyi orada bulacaksınız….

İyi günler sağlıcakla kalın efendim…

Muhammed Yasir YAMAN

Yazar Hakkında

Yazar : Muhammed Yasir Yaman

Yazar Hakkında : Düşüncelerimi her zaman insanlarla paylaşmak istemişimdir. İnsanların yaşıma ve eğitim durumuma ön yargılı bir şekilde yaklaşımları beni daha profesyonelce yazmaya teşvik etti. Şuan İstanbul bağcılar öğrenci başkanlığı görevini yürütüyor olmam ve bir internet sitesinde halen devam ettirdiğim editörlüğüm beni yazar olmaya teşvik eden en büyük etmenlerden bir kaçıdır. Her konuda objektif düşünceler üretebilmem, arkadaşlarımın tabiriyle ağzı laf yapan biri olmam yazarlığı benim için vazgeçilmez bir meta haline getirdi.

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Üç Artı Bir Tv
  • Twitter@aksiyazar

  • FriendFeed@aksiyazar

  • instagram@aksiyazar

  • Son Yapılan Yorumlar

    Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli için beşevler çilingir diyorki;

    topuklu ayakkabı giyemiyorum ...nasıl giyebilirim

    Contorium Bilmecesi için Burak diyorki;

    Mondros değil Honduras

    Türkçe'nin Zenginliği için ege diyorki;

    İngilizcedeki son ek sayisi 678 Turkcedeki 100 İngilizcedeki on ek sayisi 1000in ustunde Turkcede yok Perfect zamanlarinin turkce karsiligi y