Şifa Dağıtan Kurbağa

10.06.2011 tarihinde Sağlık kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Anavatanı Güney Amerika olan bir kurbağanın İngiltere de yapılan incelemeler sonucunda şeker hastalığından kansere kadar bir çok hastalığa olumlu tepkiler verdiği belirlenmiş. şifalı kurbağaBu kurbağa türünün cildinde olan proteinlerin kan damarlarının büyümesini düzelmediği ve canlılık verdiği açıklandı. Prof. Dr. Chris ShawWaxy Monkey Leaf Frog” türü kurbağadan alınan protein, kan damarlarının büyümesini durdurarak tümör tamamen yok edilebilir şeklinde bir açıklama yaptı.

Kansere şifa olacak kurbağa olarak lanse edilen haber bir umut ışığı taşısa da incelemeler devam ediyor. Araştırma süreci kapsamında olumlu sonuçların devamı sonucunda tedavi amaçlı ve ilaçlama için kullanılacak.

Scientific American Mart 1993 asıl kaynaklı bir makalede bundan bahsedilmiş Sızıntı dergisinde konu olarak yazılmıştır.

Yeryüzünü insana bir beşik, güneşi de lamba yapan Rahmet-i Sonsuz, bu misafirhanede hastalanan misafirleri için gerekli ilaçlan yaratmayı ihmal etmediği gibi, hikmetli şekilde yeryüzüne de dağıtmıştır. Bu ilaçların bir kısmi sebze ve meyveler şeklinde zahmetsizce insana takdim edilirken, bir kısmı da kullanılabilmeleri için keşfedilmeyi ve kullanılabilir hale getirilmeyi beklemektedir.

Tabiat kitabının sırlı sayfalarına yerleştirilmiş ilaçların bulunup çıkarılması, sebepler planında ilmi düşünceye ve araştırmalara verilen önem ve desteğe bağlıdır. Zira ilmi düşünceye dayalı araştırmalar yapmak hem fiili hem de ihtiyaç lisanıyla yapılan bir duadır. Belirli ülkelerce desteklenen ve kendilerini tabiatın sırlarını çözmeye adamış bir grup insanın yaptığı fiili dualara cevap olarak hergün onlarca ilaç, tabiat kitabından bulunup ortaya çıkarılmaktadır.

Enfeksiyonların tedavisinde yepyeni bir çığır açacak olan bir molekül, 1986 yılında Michael Zasloff adlı bilim adamı tarafından Xenopus isimli kurbağa derisinden elde edilmişti. Kendisi, bu moleküllere İbranice koruyucu kalkan anlamına gelen “Magaininler” ismini verdi.

Biz bunu Türkiye’de ilk defa duyurduğumuzda (Sızıntı/1988, c. 9. sh. 451) sözlerimizi şöyle noktalamıştık: “İnşaallah yakın bir gelecekte beğenmediğimiz kurbağanın derisinden en tehlikeli hastalıklara karşı ilaç yapıldığını duyarsak hiç şaşırmayalım ve derdi veren Kudret-i Sonsuz’un hiç ummadığımız yerden dermanı da yaratabileceğini bir kere daha tefekkür edelim”

Şimdi bu temennimizin nasıl gerçekleştiğinin hikâyesini aktarmak istiyoruz:

ABD Milli Sağlık Enstitüsünde genetikçi olarak çalışırken bulduğu magainin isimli protein yapısındaki moleküllerin potansiyel gücünü hisseden Zasloff, enstitüden bir yıl sonra ayrılıp, arkadaşlarıyla birlikte 1987 yılında Magaininler İlaç Enstitüsü isimli şirketi kurar.

Şirket bünyesinde yürütülen çalışmalar o kadar hızla gelişir ki sonunda bilgisayar modelleri kullanılarak 2000’i aşkın magainin türevi elde edilir. Geçen yıla kadar, ya canlılardan veya kimyevi yollarla sentez ettikleri magainin türevlerini şimdilerde bakterilere yaptırmaktadırlar. Bunun için, magainin üretiminde gerekli olan genetik bilgi, genetik mühendisliği teknikleri kullanılarak, bakteri DNA’sının şifresi içine yerleştirildi. Bakterinin okuma sistemleri ve protein fabrikaları kullanılarak, bakteriye magaininler sentez ettirildi. Bu şekilde, kurbağaların ekolojik dengedeki diğer önemli vazifeleri düşünülerek onbinlerce kurbağanın öldürülmesinin de önüne geçilmiş oldu. Magainin firması, şimdi farklı magainin moleküllerini sentezle yen bakteri çeşitlerine sahiptir.

Magaininlerin üstünlüğü ve önemi, tesir mekanizmalarının antibiyotiklerden farklı olmasından ve bakterilerin onlara karşı direnç kazanamamalarından kaynaklanmaktadır. Magaininler bakteri zarında delikler açar ve zarı delinen bakteri parçalanıp ölür.

Geniş spektrumlu antimikrobiyal (mikrop öldürücü) tesis gösteren magainin türevlerinden MSI-78 kodlu bir ilacın, insan üzerinde birinci merhale klinik denemeleri tamamlanmıştır. Herşey planlandığı gibi giderse, üç yıl içinde magainin)erin MSI-78 türevi eczanelerde satılmaya başlanacaktır.

Magainin firması, şu anda dünyanın büyük firmalarıyla ticari anlaşmalar yaparak bilgi ve tecrübesini satmakta ve güç kazanmaktadır. Diğer deyişle bu bilgi, güç ve paranın kaynağı olmakta ve güçlü lobiler oluşturmanın önemli bir vasıtası haline gelmektedir. Mesela Colgate-Palmolive firması (diş macunu üreten) bunlardan biri olup magaininlerin ağız sağlığında kullanılabilmesi için araştırmalar yapmaktadır. Yakın bir gelecekte, magainin veya türevleri diş çürümelerini ve plak oluşumlarını önlemek için diş macununa ve ağız gargarası solüsyonlarına eklenecektir.

Magaininlerin bazı türevlerinin kolon kanseri gibi belirli kanser türlerinde oldukça başarılı olduğunun gözlenmesinden sonra, Aralık 1992’de Sandoz firması, magainin firmasıyla anlaşma imzalayıp magaininlerin kanser tedavisinde kullanılma haklarını satın aldı. Sandoz firması, belirli kanser türlerini tedavi edebilecek magainin türevlerini 30 aylık bir süre içerisinde piyasaya sunmayı ümit etmektedir.

Değişik hayvanların, enfeksiyonların ve bazı kanserlerin tedavisinde ilaç olarak kullanılabilecek birtakım maddeleri bağışıklık sistemlerinde sentezledikleri uzun zamandır bilinmekteydi. Çünkü pek çok hayvan, bağışıklık sistemlerinin sıhhatli çalışması sayesinde en mikrobik çevrede bile hasta olmamaktadır. Mesela, köpek balıklarında hiç kanser görülmez ve bu balıklar nadiren enfeksiyona yakalanırlar. Bunun sebebini merak eden Magainin firmasındaki araştırmacılar, geçen yıl köpek balıklarının kanından squalaminler (köpek balığının ilmi ismi) isimli steroid yapısında bir grup molekül saflaştırdılar. Yapılan ilk denemeler, squalaminlerin güçlü bir antibiyotik ve antifungal (mantar öldürücü) olduklarını gösterdi. Şu anda ağızdaki mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmak üzere squalaminler üzerinde araştırmalar hızla devam etmektedir.

Değişik canlılardan elde edilen bu ilaçlar, squalaminlerle sınırlı değildir. 1970 yılında Stockholm Üniv. H. G. Boman tarafından Cecropia güvelerinden saflaştırılan antimikrobiyal maddeler, cecropinler olarak isimlendirildi. Şimdi Kabi Pharmacia şirketinin bünyesinde ilaç haline getirilme çalışmaları devam etmektedir.

1980’li yıllarda, insanın bağışıklık sisteminde bulunan ve memelilerin nemli yüzeylerini örten epitel hücreleri tarafından sentezlenen defensinler (müdafaa edenler) isimli peptid grubu keşfedildi.

Defensinler, magaininler gibi hastalık yapımların zarlarında delikler oluşturarak tesirini göstermektedir. Defensinler, insan ve farelerin ince bağırsaklarında da bulunmuştur… Bu maddelerin bağırsakta steril bir çevre oluşturmada kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca, defensinler ve benzeri peptidlerin, vücudun bakteri, mantar ve virüslere karşı kullandığı ilk müdafaa silahları olduğu tahmin edilmektedir. Bu peptidlerin bazıları son derece zehirli olduğundan vücuda dağıtımlarının lipozomlar (yağ kürecikleri) içinde yapılması plânlanmaktadır.

Şu anda ABD Milli Sağlık Enstitüsü tarafından desteklenen bir projede, defensinler, beta-defensinler ve Indolacidin (sığır bağışıklık sisteminden saflaştırılan molekül) molekülleri kullanılarak yeni antifungal ilaçlar geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Şu anda Hitachi, NEC, Fujitsu, Sony gibi bilgisayar ve elektronik şirketleri dahil pek çok firma, biyoteknoloji bölümleri kurmuş ve magaininler, defensinler, squalaminler gibi benzeri moleküller üzerinde çalışarak, değişik hastalıkları tedavide daha tesirli ilaçlar geliştirmeye çalışmaktadırlar.

Kısacası, yeryüzünün, canlı ve cansız varlıklarıyla -ölüm hariç- her türlü dertlerin devasının bulunduğu bir eczane veya ilaç deposu şeklinde tanzim edildiği bir
kez daha doğrulanmaktadır.

Fakat bütün bu çalışmaların başkaları tarafından yapılmakta olduğunu düşünürsek, gelecekte kendi varlığımızı koruma ve dünyada sözü ve hatırı sayılır bir ülke olabilmek için bu konularda bir an önce araştırma yapmanın ve sağlık alanındaki temel araştırmaları bu noktalara kaydırarak araştırma ve projeler yürütmenin ne kadar hayati önemi olduğunu hiç akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Yeni yetişen neslimizin bu konularda ilmi araştırmalar yapması için desteklenmesi ümidiyle.

Alıntı yapılan kaynak : http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/kurbaga-derisindeki-sifa.html

Yazar Hakkında
Murat

Yazar : Murat

Yazar Hakkında : 1982 doğumlu İnternet sistemleri ve yazılımı konularında uzman Uludağ üniversitesi mezunu Murat GÜLÇİÇEK Google+ Profili

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Üç Artı Bir Tv
  • Twitter@aksiyazar

  • FriendFeed@aksiyazar

  • instagram@aksiyazar

  • Son Yapılan Yorumlar

    Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli için beşevler çilingir diyorki;

    topuklu ayakkabı giyemiyorum ...nasıl giyebilirim

    Contorium Bilmecesi için Burak diyorki;

    Mondros değil Honduras

    Türkçe'nin Zenginliği için ege diyorki;

    İngilizcedeki son ek sayisi 678 Turkcedeki 100 İngilizcedeki on ek sayisi 1000in ustunde Turkcede yok Perfect zamanlarinin turkce karsiligi y