Sıradanlık Senfonisi

26.02.2012 tarihinde Genel kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Ölülerin çoktan uyuduğu saatlerdi. Telefonu ilk çalışında duydu fakat kalkamayacak kadar sarhoştu. Telefon susmaksızın, ısrarcı bir şekilde çalıyordu. Ve en sonunda bütün gücünü toplayıp telefonun kablosuna eğildi. Telefonu kendine çekmeyi başardı ve açtı.

 

”alo”

 

”Rick, benim Sony”

 

”Umarım karını düzmem için arıyorsundur. Gecenin bu saatinde başka bir şey için arıyorsan oraya gelir ve bütün kemiklerini kırarım!”

 

”Çabuk çıkıp bize gel. Jasmin gitti. Tutamadım onu Rick, bıyıkları hizalı kesilmiş bir ibne geldi ve Jasmin’i alıp götürdü!”

 

”Tamam,  tamam. Geliyorum.”

 

Sony’e gitmek için yola çıktı büyük altılık kasayla. İki blok geçtikten sonra önünde duran konteynırın arkasında bir kıpırtı olduğunu gördü. Yavaşça yaklaştı ve ”bu saatte burada ne işin var küçük piç?” dedi çöp konteynırının arkasında gizli gizli şarap içen çocuğu ensesinden kaldırarak. Çocuk yürüyemeyecek ve konuşamayacak kadar sarhoştu. Orada bıraktı onu. Sokağın sonuna doğru yürümeye devam etti, sinirliydi. Kurallara, yasaklara, zorunluluklara, insanlara. Bütün o zırvalıkları insanlar çıkarmıştı gün yüzüne.

 

Çok geçmeden Sony’lere vardı. Zili çaldı. Sony elinde yetmişlik viski şişesiyle kahkaha atıyordu Rick’e bakarak.

 

”Gördün mü Jasmin? geleceğini söylemiştim. Şimdi çıkar bakalım Benjamin piçini ortaya. Kusura bakma Rick. Gelmen gerekiyordu ve başka bir şey söyleseydim gelmezdin. Kendimi ölü gibi hissediyorum. Bugün gördüklerimi seninle konuşmaya ihtiyacım var.”

 

tekmelenmiş kıçın davasını yapmaya bayılırdı Rick. Sony’nin elinden şişeyi alıp kafasına indirdi fakat ne şişe kırıldı ne de Sony’nin kafası.”Bu da Tanrı’nın kuralı, istemezse şişe bile kırılmaz”diye geçirdi içinden. Oturdular ve Sony aralıksız olarak konuşuyordu. Rick onu öldürmeyi düşündü bir ara fakat sonunda dikkatini çeken bir noktaya değindi Sony.

 

”Bugün kilisedeydim. Bir şey yapacağımdan değil, dinlenmeye ihtiyacım vardı ve benim gibi yaşlı bir osuruk için hava çok soğuktu. Neyse, içeriye girdiğimde on dört on beş yaşlarında çocuklarla doluydu. Oturmaya girmiştim fakat bir tek Allah’ın cezası boş yer yoktu. Gitmekten hoşlanmadığım bir yerdi zaten ve bu sefer iyice kızmıştım. İlerlemeye başladım söylenerek ve küçük bir erkek çocuğunun yanına oturdum. Çocuğun kaşları çatıktı ve çok daha sonra öğrenmesi gereken küfürleri ediyordu sessizce. Ona doğru eğildim ve burası Tanrının evi burada böyle konuşamazsın dedim. Suratıma bile bakmadan”biliyorum, zaten istediğim zaman ben buraya gelirim fakat öğretmenimiz bunu bizi zorlayarak yaptığı için şu anda burayı yakmak istiyorum”dedi. Bir şey söyleyemedim. Bilirsin, okullar kötü niyetli öğretmenlerle kaynıyor. Çocuğun başını okşayıp kiliseden çıkmak için ayağa kalktım ve çıktım. İki blok öteye kadar geldiğimde her şey sıradandı. Sokağın köşesindeki barın önünde bir hareketlilik vardı. Çocuk çığlıkları duyuyordum. Karşıya geçtim ve bara doğru yaklaştım. Dick bir çocuğu tokatlıyordu.”dur Dick ne yapıyorsun? diye sordum ona ve bana”bu küçük o. çocuğu gizlice bara girmeye çalışıyordu”dedi. Gün iyice boka sarmaya başlamıştı Rick. Bu arada uyudun mu lan? dinlediğinden emin olmalıyım.”

 

”devam et moruk, dinliyorum”

 

”Dick ve çocuğu arkamda bırakıp eve doğru yürümeye başladım. Eve yaklaştığımda anahtarları cebimden çıkarmak için durmuştum ki, karşı evdeki, durmadan düzüşen evli çifti kavga ederken duydum. Adam kadına küfür ediyor ve kadın ağlıyordu. durup dinledim. Adam”eğer benimle olacaksan başkasıyla olamazsın sürtük”dedi ve kadın” kıçına don almaya paran yok. Benjamin bile sana şeyini dönmüyor” dedikten sonra kadının sesi kesildi ve kısa süre sonra polisler geldi. Adamı elleri kelepçeli bir şekilde arabaya bindirdiler. Bunu Jasmin’e de anlattım ve asla evlenmeyeceğimize karar verdik. Neyse. işte bütün olanlar bunlar.  Neden oluyor bunlar Rick? doğal değil bunlar. Dedi ve yeni bir viski için Jasmin’e seslendi.

 

”Siz iki yaşlı bok, dünyayı kurtarmayı falan planlıyorsanız önce kendinizi kurtarmanız gerekecek ”dedi ve ikisine de birer duble viski doldurduktan sonra içeriye gitti.

 

viskisini dipledikten sonra ”buraya gelirken ben de bok dolu bir konteynırın arkasında gizli gizli şarap içen bir velet yakaladım. Senin gördüğün dayak yiyen çocukla aynı olabilir. Bunun tek sebebi çocukların içki içmesinin YASAK olması. Bire bin bahse girerim ki yasağı kaldırırlarsa alkol tüketiminin yaş oranı 25’in üzerine çıkar. YASAK kelimesi bile insanı kendine çekiyor. Cinayet oranları neden fazla zannediyorsun? YASAK olduğu için. Eğer adam öldürmek serbest olsaydı insan öldürmenin bir anlamı kalmazdı. Alkol içmenin de öyle. YASAK olduğu zaman daha bir tatlı gelir bu çaktığımın mereti. Kilise konusuna gelince, ZORUNLU olarak yaptırılan her şey ters tepki yapar. Bu yüzden burada dinden uzaklaşmış insanlar görüyoruz ki bunların hepsi küçükken annelerinin, babalarının, dedelerinin dayak ata ata kiliseye gitmeleri için zorlamasıyla bu halde olmuştur. Dinliyor musun lan? sana anlatıyorum!”

 

”konuş ahbap”

 

”karşı evdeki evlilerse, eğer evli olmasalardı şüphesiz ki sen ve Jasmin gibi sorunsuz olurdu. Evlilikler kurallara dayalıdır. Kadın başkasıyla yatamaz, erkek’te öyle. Adam kadını yönetir, kadın dinler. En sonunda kadın delirir ve adam hapse girer. Bunların hepsi biliniyor fakat KURAL böyle. Eğer sen bu kuralları kaldırırsan doğal yaşam kendini açığa çıkartır ve insan kendi içinde olanı yapar. Ülke yönetenlerin çoğu karılarına söz geçiremeyen adamlardan oluşuyor ki karılarında etki etmeyen kuralları halkın kıçına sokuyorlar.
Senin anlayacağın yaşlı piç: ZORUNLULUK:kaçmayı,YASAK:yapmayı,KURALLAR:çiğnenmeyi amaçlatır insana.”dedi ve Sony’nin uyumuş olduğunu fark etti. Eve gidemeyecek kadar sarhoştu, soyundu ve kendini halının üzerine bırakıp, az önce anlattıklarını yaşayacakları yarına uyanmak için uyudu.

Yazar Hakkında

Yazar : Buğra AKSOY

Yazar Hakkında : Yazmak insanın öfkesini, üzüntüsünü, mutluluğunu anlatmanın en iyi yoludur. Satırlar insanlardan çok daha iyi dinleyicidirler.

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Üç Artı Bir Tv
  • Twitter@aksiyazar

  • FriendFeed@aksiyazar

  • instagram@aksiyazar

  • Son Yapılan Yorumlar

    Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli için beşevler çilingir diyorki;

    topuklu ayakkabı giyemiyorum ...nasıl giyebilirim

    Contorium Bilmecesi için Burak diyorki;

    Mondros değil Honduras

    Türkçe'nin Zenginliği için ege diyorki;

    İngilizcedeki son ek sayisi 678 Turkcedeki 100 İngilizcedeki on ek sayisi 1000in ustunde Turkcede yok Perfect zamanlarinin turkce karsiligi y