Sokak Müzisyenleri

22.03.2013 tarihinde Kültür ve Sanat kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Sokak müzisyenleri veya sokak sanatçıları olarak adlandırılan gruplar oluşmaya başladı çevremizde. Sokakta sanat olur mu ? Sokak müzisyenliği bir fobi mi yoksa maddiyata bağlı bir oluşum mu ? Sokakta yapılan etkinliklere insanlar nasıl bakıyor ? gibi sorulara cevap arayacağız yazımda.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sokak müzisyenliği adında bir tabir oluştu. Sokakta etkinlik yapan karşılığında ücret ödemenizi şart koşmayan topluluklar bunlar. Bu topluluklar para kazanmak için mi buradalar yoksa kendilerini kanıtlamak, yaptıkları sanatı insanlara duyurmak için mi ?

İstiklal caddesine çıktığınızda mutlaka bir grup görebiliyoruz. Bu gruplar ilk olarak giyinmeleri ile dikkat çekiyor. Yaptıkları farklı müzik ve gösteriler ile çevresine insanları toplayabiliyorlar. Destek olmak isteyen veya etkilenip kayıtsız kalmak istemeyen kişiler oradaki sinerjiden dolayı cüzi de olsa bir ücret bırakıp gidiyorlar. Çevredeki insanların tepkilerine bakılacak olursa rahatsız olan yok denecek kadar az. İşlerinden evlerine gidenler, ünlü caddelerde gezinenler ve turistler ilgililer bu olaya. Fotoğraf çektirenler, kameraya alanlar, topluluğun sattığı ürünü alanlarda bir hayli fazla.

Yurt dışında sokak aktivitelerin daha profesyonel yapıldığını duymuştum. Ülkemizde de yaygınlaşmaya başlasa da Bakırköy özgürlük meydanı, Kadıköy ve Taksim İstiklal gibi yerlerde yabancı kişilerin bu işi maddi amaçlı bir uğraş yapıldığı görülmektedir.

Olumsuz tepkiler de var tabi ki. Çevresinden geçen insanların topluluğa bunlar uzaylı galiba bakışı atmasını da gözlemleyebiliyoruz. Bu güzel insanlar sokağa renk katar, insanları sakinleştirip pozitif enerjileri ile çevresine kültürel hava verir. Gidip görmek lazım kanısındayım.

Bu grupların karşılaştığı sorunlar olduğunu yeni öğrendim. Sokakta sanat icra etmek için belediyeden izin almak gerekiyormuş. İstiklal yolunla karşılaştığım bir olayı paylaşayım sizlere.

4 sokak müzisyeni farklı alanlardaki enstrümanları ile gösteri yapıyorlar. Çevresini öyle bir havaya sokmuşlar ki insanlar tabiri caizse ağızları açık izliyorlar. Belediye görevlisi gelip genç gönüllü sokak sanatçılarına “ haydi kalkın yeter başka yere “ diye bir tabir kullanıyor. Ufak bir tartışma yaşanıyor, nihayetinde gençleri oldukları yerinden kaldırıyor görevliler. Olayı gözlemleyen kişiler bu duruma anlam veremiyor tabi ki. Bana göre en kötü de elinde kamerası ile kayıt yapan yabancı turistlerin şaşkın bakışları.

Değer vermek, destek vermek gerektiğini düşünüyorum. Bir çok tartışma platformundan dilenci ile sokak müzisyenini aynı kefeye koyuyor. Bu nasıl bir düşünce yapısıdır. Aslında insanları bu konuda yargılamakta saçma. Sorun belediyelerde başlıyor şöyle ki ; Dilencileri görüntü kirliği, Sokak müzisyenlerini gürültü kirliliği olarak görüyor. Farkındalık yaratmaksa ortada bir farkındalık var ve ilgisiz değilsen destekçi olman gerekir. Yolda yürürken kulağını gıdıklayan bir ses hüzmesi sana yaklaşıyorsa dönüp bakmalısın, kayıtsız kalmamalısın.

Çok bilinen bir olaydan daha bahsetmek istiyorum.
Ocak ayı soğuk bir sabah sokak müzisyeni gibi Washington metrosunda keman çalmaya başladı. İşe gidiş saati olduğu için binlerce kişi önünden geçti. Bach’in dünyaca ünlü klasik bestelerinden 6 tanesini 45 dakika da çaldı.
Keman sesini fark edenler önce bir irkiliyor sonrada yoluna devam ediyordu. Arkasına yaslanarak müzisyeni bir kişi takip etti sonra da saatine bakarak geç kalacağını düşünerekten yoluna devam etti. Annesi ile 3 yaşındaki çocuk oradan geçerken çocuk gitmek istemedi. Annesi çocuğunu sürükleyerek götürdü. Çocuk anlamıştı kaliteli bir olgu var sokakta. Birkaç çocuk daha takıldı ilki gibi. 45 dakikalık zaman zarfında 20 kişi para attı müzisyenin önüne. Sokaktaki müzisyen 2 gün önce bilet fiyatları 100 dolar olan bir konser vermişti ve yer bulmak imkansızdı. Joshua Bell’in metro istasyonunda çalıp tepkiyi görmesi sokaktaki müzisyenliğin ne kadar zor olduğunu anlatıyor bize aslında.

Ben her gördüğümde etkilenmişimdir böyle topluluklardan. Kaliteyi fark ettiğim zaman mutlaka ufakta olsa desteğimizi esirgememişimdir. Her sokakta gördüğüm etkileşime kayıtsız kalmamaya dikkat ediyorum ama destek olma konusunda bana bir şeyler kattığını düşündüğümde destek oluyorum.

Saygılarımla.

Yazar Hakkında
Murat

Yazar : Murat

Yazar Hakkında : 1982 doğumlu İnternet sistemleri ve yazılımı konularında uzman Uludağ üniversitesi mezunu Murat GÜLÇİÇEK Google+ Profili

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Üç Artı Bir Tv
  • Twitter@aksiyazar

  • FriendFeed@aksiyazar

  • instagram@aksiyazar

  • Son Yapılan Yorumlar

    Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli için beşevler çilingir diyorki;

    topuklu ayakkabı giyemiyorum ...nasıl giyebilirim

    Contorium Bilmecesi için Burak diyorki;

    Mondros değil Honduras

    Türkçe'nin Zenginliği için ege diyorki;

    İngilizcedeki son ek sayisi 678 Turkcedeki 100 İngilizcedeki on ek sayisi 1000in ustunde Turkcede yok Perfect zamanlarinin turkce karsiligi y