Sonra Sen Geldin Arasından Ufoların..

14.01.2012 tarihinde Yaşam ve İnsan kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 1 Yorum Yapılmış.

Hayatımın geri kalanını beraber geçirmeyi deli gibi istediğim hayat arkadaşım biricik müstakbel eşimi bundan sekiz ay önce gayet soğuk bir Mayıs akşamında buldum. Bunun romantik bir yazı olduğunu giriş cümlemden zannediyorsan öyle sanmaya devam et ama oku! Dünyanın en şanslı insanı olmadığımı önceki postlarda bir kaç kere dile getirdiğimden bu cümleye bu sefer uzuuun uzuuun değinmeyeceğim. Sadece hikayeyi anlatacağım gerisine sen karar ver.

Yıllık iznimin bir kısmını sevgili insan kaynaklarının ittirmesi ile yılın en saçma zamanı mayısın ilk haftası kullandığım bir çarşamba sabahı yakın arkadaşlarımından bitanesinin ‘ölümü ve bu akşam yemeği dışarda yiyelim, bir iki kadeh bişey içeriz, allasen asosyalliği bırak arkadaşlarda gelicek yakın nişantaşında olucaz. Sıkılırsan dönersin….’ tarzı ısrarlarını sadece susması için kabul ettim. Çünkü itiraz etmeye kalksam mübalağ etmiyorum karşındaki insanı nefes almadan konuşarak öldürebilme gücüne sahip bi çocukluk arkadaşım var.

Eee dedim madem insan arasına karışıcam gündüzden bi kuaföre gideyim. Bu sefer söz verdim ama kuaför dediğin saçın uzmanı değişiklik zamanımda geldi adamın işine karışmıcam. Beni baştan yarat sedat edasıyla kuaföre girdim girdiğimde nerden baksan 30 cm olan saçlarım kepçe kulaklarımı dahi kapayamayacak seviyede kısa ve turuncu desen turuncu değil kırmızı desen değil bakır desen değil hepsinin garip bi karışımı rengindeydi. Sedatı yani eski kuaförümü insanların en son gördüğü günün o gün olduğu rivayet ediliyor enteresan.. Neyse tabiki ben asla böyle bırak insan içine çıkmayı eve gidemem diyerek arkadaşımı aradım. O da geri tepki olarak en etkili silahı yani çenesiyle saldırdı. Kalktık gittik kalabalık bi grup nişantaşında cafe-bar tarzı bi yerin açılışına hava soğuk dışarda ısıtıcılar var o dev boyutta ufolar yani. En yakın ısıtma sistemine kendimi konuşlandırdım. Masadakiler sohbet muhabbet eğlence derdindeler. Ben her 10 dakikada bir tuvalete gidip aynaya bakıp sedatın gelmişine geçmişine geleceğine nadide cümleler kuruyorum. Derken kader anı sanırım o andı. Yine bi tuvalet dönüşü yerime oturmaya çabalarken kafama o devasa boyuttaki ufolardan biri düştü. Evet evet bildiğin yanan en az 40 kiloluk ısıtıcı onca insan arasından geldi benim kafama düştü. Sonra o geldi arasından seslerinm büyük yakaları vardı gösterişliydi dedi ki ‘ben romeo‘. Şaka lan şaka işte bizim masadaki arkadaşımın arkadaşlarından biri şimdiki müstakbel eşim geldi ufoyu kaldırdı, garsonlara küfür etti ve geri kalan her 10 saniyede bir bana iyi misin birşeyin var mı dedi. Tamam anladık yakışıklı, korumacı, güven vericisinde arkadaş ben yaşadığım rezilliği unutmaya , unutturmaya çabalarken sen diye kalkıp her 10 saniye de bir hatırlatıyosun. Neyse Allah’ıma şükür gece bitti dedim içimden. Hesap istendi ödendi. Herkes çıkarken ben yine tuvalete gittim. Ve hayır sistim değildim. Sadece aldığım sıvıyı vücudumda tutmayı sevmeyen bi bünyem var ben napim alla alla ya. Neyse tuvaletten çıktığımda kapıda beni bekliyodu. Görüp görebileceği dünya üzerindeki en güzel gülüşe sahip adam olduğunu o zaman farkettim sanırım. Hadi başka bi yere gidiyoruz bi arkadaşın doğumgünü var dedi. Sonra ben yok-ev-ben-gelmesem gibi kelimeleri aynı cümlede doğru bir sıralama ile kurma çabasını aşamamışken mekana gitmiştik bile. Ne doğumgünü sahibini ne yanımdaki adamı tanımıyodum bile tek bildiği muhteşem bi gülüşü olduğu benim iğrenç göründüğüm ve neyseki çocukluk arkadaşımın yanımda olduğuydu. Biz mekana gittikte saatler geçti adam kazık gibi yanımda dikiliyor bari ben bi sohbet açayım dedim.(Burdan sonra okuyacaklarına lütfen ağzınla gül) kulağına yaklaştım.’

Ya burdada herkesin kafası güzel’ dedim.
Bi süre dünyanın en anormal şeyini demişim gibi yüzüme baktı ve bana ‘seninki değil mi?’ dedi.’yoo benimki de güzel’ dedim. Eğildim yerdeki çantamdan hırkamı aldım üşümüştüm giyindim. Olayın O’nun için cereyan eden kısmını ise bambaşka bi zaman nasıl tanıştığımızı soranlara detay anlatırken farkedip krize girdik. Aynı ana dönüp O’nun yaşadığını anlatıyorum. Yanına yaklaşıyorum kulağına eğilip ‘ya burda da herkesin poposu güzel’ diyorum. ‘Seninki değil mi?’ diyor, ‘yoo beninki de güzel’ diyerek adeta göstermek üzere eğilip çantamdan bişeyler alıyorum. Sonra bu ilişki evliliğe gidiyo daha yorum yapmıyorum.

Yazar Hakkında

Yazar : DepresifModanna

Yazar Hakkında : 1985 yılının mayıs ayında türk kadın profiline tepki olarak doğdum, gururluyum.

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Mehmet Emre Baş
15 Ocak 2012 - 09:17

Valla süpersin 🙂 Hele hele “Ben her 10 dakikada bir tuvalete gidip aynaya bakıp sedatın gelmişine geçmişine geleceğine nadide cümleler kuruyorum. ” bu cümlede ayrı bir güzel durmuş sende. 🙂
Aşkınız ise tam filmlik.

Üç Artı Bir Tv
  • Twitter@aksiyazar

  • FriendFeed@aksiyazar

  • instagram@aksiyazar

  • Son Yapılan Yorumlar

    Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli için beşevler çilingir diyorki;

    topuklu ayakkabı giyemiyorum ...nasıl giyebilirim

    Contorium Bilmecesi için Burak diyorki;

    Mondros değil Honduras

    Türkçe'nin Zenginliği için ege diyorki;

    İngilizcedeki son ek sayisi 678 Turkcedeki 100 İngilizcedeki on ek sayisi 1000in ustunde Turkcede yok Perfect zamanlarinin turkce karsiligi y