Yazarlık Zor İşmiş

Sevgili 2 arkadaşıma cevaben ;
***
Yazılarımla ilgili ısrarla yorumlarınızı istemiştim. Bugün 2 arkadaşım geldi “kardeşim 2 yazında da akp yi eleştiriyorsun sen böyle değildin” dediler. Hemen yazılarıma tekrar göz attım gördüm ki hükümetin en çok eleştiriye maruz kaldığı özelleştirmelerde ben yanındaydım. Ya bunlar benim yazılarımı okumadılar ya da ben “ulan yazar olduğuna göre tarafta olmalısın “  zihniyetiyle karşı karşıya kalmıştım.
***

Bu eleştiriyi otobüste, metroda,  metrobüste  uzun uzun düşündüm….
Sonra kendime şu dersleri çıkardım;
BİR: Sen övdüğün bir zihniyeti birkaç kez eleştirirsen “Dönek” diye adın çıkar
İKİ: Yazarsan ya hep hükümeti eleştireceksin yada hep öveceksin yoksa “ulan senin ne olduğun belli değil” lafına maruz kalırsın.
ÜÇ: Mesela insanlara göre ya sen sağcısındır ya da solcu ortası yoktur  “arkadaş ben kafama göre takılıyorum” diyemezsin
DÖRT:  Bu ülkede seni  bir oluşumun üyesi yapan zihniyet hep vardır ve var olmaya devam edecektir
BEŞ: Ama akıllandım artık dışarda hiçbir zaman bir oluşumun yanında ve karşısında olan yorumlarda bulunmayacağım .Konuyu kendi içimde sessizce yorumlayıp kimselere görünmeden kalabalıktan uzaklaşacağım
Ve son olarak bu arkadaşlara sorarım siz her zaman inandığınız zihniyetin hep yanında mı oldunuz bu zihniyet hiç mi yanlış yapmadı veya size göre karşı zihniyet hep mi yanlış yaptı bu adamların hiç doğrusu olmadı mı???? Siz körü körüne inananlardan mısınız???

Biraz Siyasetten uzak;
Fenerbahçe’nin en büyük derdi ne 30 yıllık türkiye kupası özlemi nede şikedir. Bence en büyük dertleri uzun süredir arayışlarını sürdürdükleri forvettir.
Mateja kezman her gol kaçırdığında kahrolan hatta kalbi dayanamayıp hastaneye  kaldırılanlar oldu. Sonra Guiza geldiki aman aman bir övgüler bir övgüler… oda hemen ısınmıştı takıma en önemli noktalarda yapılan hatalar,  boş kaleye kaçan goller; tribündekilere saç baş yoldurmuştu hatta adam kameraya göstere göstere kombinesini kırmıştı..
Ve daha vahimi….
Derler ya gelen gideni arattır diye işte size en büyük örnek HENRİ BİENVENU….
En Sevmediğim Kız Tipleri;
-En küçük şeyden alınıp trip atanlar
-Her şakanın altında kendine bir gerçek bulup konuşmayanlar
-Çok makyaj yapınca kendini güzel  sananlar
-Küfürü bir ayrıcalık sayanlar
-Bilmedikleri halde futbol muhabbeti edenler
-Benden çok sakalı olanlar
-Açılmanın medeniyetleşme  olduğunu düşünenler
-Dinin  sadece kafayı kapatmakla yaşandığını sanıp kendini kandıranlar

 

Yazar: serpilaylak

2 thoughts on “Yazarlık Zor İşmiş

    Mehmet Emre Baş

    (15 Ocak 2012 - 09:06)

    Yazını okudum. İçinde bulunduğun sıkıntıyı da anlıyorum. Dini görüşümüz,yaşayımız bakımından sağcı gözükmemiz hükümeti eleştiremeyeceğimiz anlamına gelmez. Aksine bende (aksiyazar olduğum içindir belki) hükümeti en çok eleştirenlerdenim. Sonuçta ortada yapılan yanlış politikalar,siyasetler varsa bunlara ben sağcıyım deyip ses çıkarmamak bence büyük bir pasifliktir.
    İşini iyi yapanı övmek ne kadar doğalsa yapmayanı da yermek o kadar doğaldır. İnsanların anlamadığı şey şu: Siyasi görüşlerine aykırı yapılan aksiyonlara sırf o görüşte diye ses çıkarmanın yanlış olduğu düşüncesi.
    Adam arabasının arkasına hatalıysam aayın diyor. Herkes hata yapar ama kabullenmeyi de bilmek gerek.
    ——–
    -En küçük şeyden alınıp trip atanlar
    Buna bende aynen katılıyorum . Valla bıktırdılar 🙂

    ahmet

    (17 Ocak 2012 - 22:45)

    öncelikle okuduğunuz için teşekkür ederim.Sizde sağ-sol olayını iyi ele almışsınız..Zaten hayatta şu kızları tam çözemedim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir